Patlamadan korunma dokümanı denildiğinde çoğu işletmecinin aklına rafineri, kimya tesisi veya akaryakıt istasyonu gelir. "Bizde patlayıcı bir şey yok" cümlesi, danışmanlık görüşmelerinde en sık duyduğumuz cümlelerden biridir. Oysa patlayıcı ortam, çoğu zaman görünmez ve sıradan görünen işlerin içinde oluşur. Bu yazıda, patlayıcı ortam riskinin nerelerde bulunduğunu ve dokümanın kimler için zorunlu olduğunu ele alıyoruz.
Patlayıcı ortam nasıl oluşur
Bir patlamanın gerçekleşmesi için üç şey gerekir: yanıcı madde, oksijen ve tutuşma kaynağı. Kapalı bir hacimde bu üçü bir araya geldiğinde, yangın değil patlama olur. Yanıcı madde her zaman sıvı ya da gaz olmak zorunda değildir; havada asılı kalan ince toz da patlayıcı bir karışım oluşturabilir. Un, şeker, nişasta, ahşap tozu, alüminyum tozu ve kömür tozu bunun bilinen örnekleridir.
Toz patlamalarının en tehlikeli yönü ikincil patlamadır. İlk patlamanın oluşturduğu basınç dalgası, kirişlerde ve zeminde birikmiş tozu havalandırır; bu toz da tutuşarak ilkinden çok daha büyük bir patlama yaratır. Bu nedenle toz temizliği, patlayıcı ortam yönetiminin en temel ve en çok ihmal edilen adımıdır.
Yasal çerçeve
Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik; patlayıcı ortam oluşma ihtimali bulunan işyerlerinde patlamadan korunma dokümanı hazırlanmasını zorunlu kılar. Dokümanda; patlama risklerinin belirlendiği, değerlendirildiği, gerekli önlemlerin alındığı, alanların zonlara ayrıldığı ve asgari gerekliliklerin uygulandığı gösterilmelidir.
Burada kritik nokta şudur: yükümlülük, işletmenin faaliyet koduna değil, sahada patlayıcı ortam oluşma ihtimaline bağlıdır. Metal işleme yapan bir atölye, faaliyet alanı itibarıyla "patlayıcı" görünmese de; içinde bir boya kabini ve bir akü şarj odası varsa doküman yükümlülüğü doğar.
Beklenmedik işletmeler
Un, yem ve gıda üretim tesisleri
Un silosu, elek, taşıma helezonu ve paketleme hatları; havada asılı toz oluşturur. Şeker, nişasta, kakao ve süt tozu da aynı davranışı gösterir. Gıda tesislerinde patlama riski, hijyen kadar dikkat edilmesi gereken bir başlıktır.
Ahşap işleme ve mobilya atölyeleri
Zımpara ve testere işlemlerinden çıkan ince ahşap tozu, toz toplama sistemlerinde ve filtre ünitelerinde birikir. Filtre ünitesi, toz patlaması riskinin en yüksek olduğu noktalardan biridir.
Boyahaneler ve kaplama tesisleri
Solvent bazlı boya kullanılan her kabin, patlayıcı ortam adayıdır. Ayrıca elektrostatik toz boya uygulamalarında hem toz hem de statik elektrik riski aynı anda bulunur.
Akü şarj odaları
Forklift ve istif makinesi akülerinin şarjı sırasında hidrojen açığa çıkar. Hidrojen çok geniş bir aralıkta patlayıcı karışım oluşturur ve tavanda birikir. Havalandırması yetersiz bir şarj odası, çoğu işletmede fark edilmeyen ciddi bir risktir.
Atık su arıtma tesisleri
Çamur çürütme ünitelerinde ve kapalı kanallarda metan oluşur. Bakım için girilen bu hacimler hem patlayıcı ortam hem de kapalı hacim riskini birlikte taşır.
Metal taşlama ve zımpara hatları
Alüminyum, magnezyum ve titanyum gibi metallerin tozları, kolay tutuşan ve söndürülmesi zor olan patlayıcı karışımlar oluşturur. Su ile müdahale bu yangınlarda durumu ağırlaştırır.
Tekstil ve geri dönüşüm tesisleri
Elyaf tozu, kağıt tozu ve plastik granül tozu; taşıma ve öğütme hatlarında patlayıcı ortam oluşturabilir.
Tersane ve gemi bakım sahaları
Yakıt tankları, boya işleri ve kapalı bölmelerde biriken buharlar; hem gaz free süreçlerini hem de patlamadan korunma yaklaşımını zorunlu kılar.
Zon sınıflandırması neden önemli
Zon sınıflandırması, patlayıcı ortamın hangi alanda ne sıklıkla oluşabileceğini gösterir ve bu alanlarda kullanılabilecek ekipmanları belirler. Sınıflandırma iki yönlü hata riski taşır. Alan olduğundan tehlikeli sınıflandırılırsa, gereksiz maliyetli ekipmanlar alınır. Olduğundan güvenli sınıflandırılırsa, gerçek risk yönetilmemiş olur. Bu nedenle sınıflandırmanın, madde özellikleri ve havalandırma etkinliği hesaba katılarak yapılması gerekir.
Doküman hazırlandıktan sonra
Doküman, hazırlandığı gün değerini kaybetmeye başlar. İçindeki önlemler uygulanmazsa, uygun olmayan ekipmanlar değiştirilmezse ve tesiste yapılan değişiklikler dokümana işlenmezse; elde kalan şey yalnızca bir dosyadır. Denetimlerde de asıl sorgulanan, dokümanın varlığı değil; içinde yazan önlemlerin sahada karşılığının olup olmadığıdır.
Nereden başlamalı
İlk adım, işletmede kullanılan tüm parlayıcı sıvıların ve toz oluşturan proseslerin listelenmesidir. Güvenlik bilgi formlarındaki parlama noktası verisi, hangi maddelerin oda sıcaklığında patlayıcı buhar oluşturabileceğini gösterir. Toz tarafında ise "elle dokunulduğunda havalanıyor mu" sorusu pratik bir başlangıçtır.
Yanardağ Akademi olarak makine mühendisliği altyapımızla patlamadan korunma dokümanı hazırlıyor, zon sınıflandırmasını tesis planı üzerinde çiziyor ve ekipman uygunluk listesini çıkarıyoruz. İşletmenizde patlayıcı ortam riski olup olmadığını değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz.